DYD Tarım ve Köy İşleri Bakanlığına Sunulan Rapor

28.12.2004, ANKARA

 

DEVEKUŞU YETİŞTİRİCİLERİ DERNEĞİ

 

RAPOR

Devekuşu, dünyamızdaki en eski kanatlı hayvan türlerinden biridir. Doğal yaşamlarında yarı çöl iklimine sahip bölgelerde yaşamakla birlikte, farklı iklim koşullarına kolayca uyum sağlayabilmektedirler. Devekuşu, günümüzde yaşayan en büyük kuş türü olup, ergin bir devekuşu yaklaşık 2.0-2.5 m boya ve 100-160 kg canlı ağırlığa sahiptir. Uçma yeteneğine sahip olmamakla birlikte uzun ve güçlü bacakları ile açık alanlarda saatte 65 km hızla koşabilen bir hayvandır. Sıcağa ve soğuğa oldukça dayanıklı olup, soğuk iklime sahip bölgelerden (Alaska) çöl iklimi olan bölgelere (Orta Afrika) kadar geniş bir alana yayılmışlardır.

Dünya’da ticari anlamda devekuşu yetiştiriciliğine değerli tüylerinin üretimi için 1860 yılında Güney Afrika’nın Klein Karoo bölgesinde başlanmıştır. 1975 yılından sonra değerli derisi, son 15 yıldır da sağlıklı ve lezzetli olan eti için yetiştiriciliği yapılmaktadır.

Devekuşu derisi timsah ve fil derisi ile karşılaştırılabilecek nitelikte olup, en kaliteli deriler sınıfında değerlendirilmektedir. Bacaklardan timsah derisi kalitesinde deri elde edilmekte ve çeşitli deri eşyaların yapımında kullanılmaktadır. Bir devekuşundan yaklaşık 1.2 m2 kaliteli deri elde edilmektedir. Devekuşu derisinden yapılmış olan ürünler sağlam, rahat ve esnek olmaları nedeniyle dünyada birçok moda evi tarafından ayakkabı, ceket, yelek, el çantası, kemer ve cüzdan gibi ürünlerin yapımında kullanılmakta, bu ürünler oldukça yüksek fiyatla alıcı bulmaktadır. Devekuşu derisi çiftlikte yetiştirilen kuşlardan elde edildiği için uluslar arası kanunlarla korum altına alınan yok olma tehlikesindeki hayvan türleri kapsamına girmemektedir.

Besi amaçlı yetiştirilen devekuşları yumurtadan çıktıktan sonra 10-14 aylık yaşta kesim ağırlığı olan 90-100 kg canlı ağırlığa ulaşmakta ve kesildiğinde 35-45 kg kemiksiz et elde edilmektedir. Devekuşu eti insan beslenmesi açısından daha sağlıklı bir ürün olup, kırmızı etin sahip olduğu görünüme, dokuya ve tada sahiptir. Devekuşu eti; fileto, biftek, salam, sucuk, sosis, burger ve pastırma gibi bir çok ürün yelpazesine sahiptir. Devekuşları bitkisel yemlerle beslenen hayvanlar olup, sığırlarda görülen deli dana hastalığına devekuşlarında rastlanmamaktadır. Devekuşu eti sağlıklı beslenme bilincine sahip insanlar için mükemmel bir seçenektir.

Devekuşları yaklaşık 18-24 aylık yaşta yumurtlamaya başlamakta ve ergin bir devekuşundan yılda 40-80 adet yumurta alınabilmektedir. Bir devekuşu yumurtası ortalama 1.5 kg ağırlığa sahip olup, 24 adet tavuk yumurtasına eşdeğerdir. Döllü yumurtalar damızlık olarak değerlendirilirken, dölsüz yumurtalar ise yemeklik olarak değerlendirilmektedir. Örümceklerin yuva yapmasını önlediği için insanların temizlik amacıyla da olsa ulaşamadıkları büyük camilerin ve yüksek kubbeli tarihi mekanların tavanlarına devekuşu yumurtası asılmaktadır. Günümüzde dölsüz veya damızlık dışı yumurtaların içi boşaltıldıktan sonra elle boyanarak yada çeşitli şekillerde işlenerek dekoratif eşya olarak değerlendirilmektedir.  

Devekuşları 100 yılı aşkın bir süre uzun ve güzel tüyleri için yetiştirilmişlerdir. Çiftlik ortamında ilk yetiştirilme nedenleri de bir zamanlar soyluluk sembolü olan tüyleridir. Özelikle erkek hayvanların kanatlarından elde edilen beyaz tüyler daha değerlidir. Bir devekuşundan beslemeye bağlı olarak yılda yaklaşık 1-2 kg tüy alınabilmektedir. Daha önceki yıllarda moda ve giyim sektöründe yaygın olarak kullanılan ve yüksek fiyatla alıcı bulan tüyler günümüzde süs eşyası olarak şapkaları ve diğer giysileri süslediği gibi antistatik özelliği nedeniyle mikro elektronik aletlerin temizlenmesinde de kullanılmaktadır.

Devekuşu içyağı vitaminler bakımından zengin olup, yıllarca Avustralya yerlileri tarafından yara tedavisinde doğal bir merhem ve ağrı giderici olarak kullanılmıştır. İnsan cildi tarafından kolayca emildiği ve tortu bırakmadığı için kozmetik sanayinde de tercih edilmektedir.

Gelişmiş ülkelerde devekuşu gözünün saydam tabakası transplantasyon amacıyla insan gözünün tedavisinde kullanılmaktadır. Devekuşunun gaga ve tırnaklarından ilaç sanayinde yararlanılmaktadır. Devekuşu yetiştirilen çiftliklere turistler büyük ilgi göstermektedir. Bu nedenle özelikle Güney Afrika’da turizme yönelik gösteri çiftlikleri ve devekuşu ürünleri satan bir çok turistik market bulunmaktadır.  

Günümüzde yetiştiriciliği daha çok eti ve derisi için yapılmakla birlikte, tüyü, yumurtası, yağı ve diğer bir çok ürünü çeşitli amaçlarla kullanılmakta ve dünya piyasalarında oldukça yüksek fiyatlarla alıcı bulabilmektedir. 1986 yılına kadar Güney Afrika’da bulunan ticari nitelikteki devekuşu çiftliklerine günümüzde dünyanın bir çok ülkesinde rastlanabilmektedir. Günümüzde Dünya devekuşu üretiminin önemli bir bölümü Güney Afrika Cumhuriyeti tarafından karşılanmakta, Güney Afrika’yı Avrupa ve Asya ülkeleri izlemektedir. 

Türkiye’de devekuşu yetiştiriciliğine ilk olarak 1995 yılında özel sektör tarafından ithal edilen damızlıklarla Antalya’da başlanmıştır. Bu gün ülkemizde 300 dolayında devekuşu yetiştiricisinin bulunduğu tahmin edilmektedir. Türkiye’de devekuşu yetiştiriciliği daha çok Marmara, Ege ve İç Anadolu bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Bilinçli yatırım yapan işletmeler yanında, kolay para kazanma peşinde olan kişilerce bilinçsiz yatırımlar da yapılmaktadır. Sağlıklı bir fizibilite çalışması yapılmadan plansız ve projesiz yatırımlar yetiştiricilikte önemli verim kayıplarına neden olmakta ve bu hayvancılık dalının gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir.

Ülkemizin aşırı yağışlı ve soğuk bölgeleri hariç diğer tüm bölgelerinde devekuşu yetiştiriciliğinin verimli ve başarılı bir şeklide yapılabilmektedir. Ancak, konuyla ilgili yeterli bilgi birikimine sahip olmadan kurulan işletmelerde üretimde önemli verim kayıpları yaşanabilmektedir. Devekuşu yetiştiriciliğinde damızlık talebi doyuma ulaştığı için birinci sınıf kesimhanelerde kesilen devekuşlarının eti ve derisi değerlendirilmeye ve damızlık hayvan dışındaki devekuşu ürünlerinin de ülkemizde piyasası oluşmaya başlamıştır. Özellikle devekuşu et ürünleri (salam, sucuk, sosis ve hazır köfte), deri ve boş yumurtaların işlenmesi  ve değerlendirilmesi konusunda son yıllarda başarılı çalışmalar yapılmış ve önemli gelişmeler sağlanmıştır.

Yüksek ve nitelikli verimleri ile hayvancılığımızın gelişmesine katkıda bulunacak olan, yetiştiricilere yeni iş sahaları açan ve tüketicilere sağlıklı ürünler sunan bu hayvan türünün ülkemizde yetiştiriciliğinin daha sağlıklı bir biçimde gelişmesi, üreticiler arasında düzenli bilgi alışverişinin sağlanması, girdi temini, üretim, ürün işleme ve pazarlama başta olmak üzere karşılaşılan sorunların daha kolay çözümlenebilmesi için, devekuşu yetiştiricililerinin örgütlenmeleri büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle devekuşu yetiştiricilerinin karşılıklı yardımlaşmalarını sağlamak, yetiştiricilerin hak ve menfaatlerini koruyup, geliştirecek her türlü girişimde bulunmak, devekuşu yetiştiriciliği konusunda kongre, konferans, panel, kurs gibi etkinlikler düzenlemek, konu ile ilgili yurt içi ve yurt dışı ilişkileri geliştirmek, yetiştiricilerin bilgi birikimlerini artırmak amacıyla Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü öğretim üyelerinin öncülüğünde 2001 yılında Bursa’da kurulan “Devekuşu Yetiştiricileri Derneği” resmi olarak kuruluşunu tamamlayan, Türkiye’deki devekuşu yetiştiricilerinin önemli bir bölümünün üye olduğu tek yetiştirici örgütüdür. Türkiye’deki devekuşu yetiştiricilerinin sorunlarını ve çözüm önerilerini tartışmak, 2004 yılı üretim dönemini değerlendirmek üzere 8-10 Ekim 2004 tarihleri arasında Devekuşu Yetiştiricileri Derneği tarafından Ürgüp’te iki günlük bir toplantı düzenlenmiştir. Devekuşu yetiştiricileri ve bu yetiştiricilikle ilgili kurum ve kuruluşların davetli olduğu toplantıya Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, Üniversite, Devekuşu Yetiştiricileri ve sektörle ilgili kuruluşlardan katılım olmuş ve geleceğe yönelik önemli kararlar alınmıştır.

Toplantının ilk günkü oturumlarında dünyada ve Türkiye’de devekuşu üretiminin durumu, ülkemizde devekuşu yetiştiriciliği konusundaki gelişmeler ve sorunlar konusunda sunumlar yapılmış, sektörün sorunları ve çözüm önerilerinin belirlenmesi için çalışma grupları oluşturulmuştur. Toplantının ikinci gününde çalışma gruplarının raporları tartışmaya açılmış ve toplantı sonucunda Türkiye’de devekuşu yetiştiricilerinin sorunlarının çözümü ve bu sektörün daha sağlıklı bir şekilde gelişerek istihdam yaratması ve ülke ekonomisine katkı sağlayabilmesi için aşağıda belirtilen konuların Tarım ve Köy İşleri Bakanlığımıza iletilmesine karar verilmiştir.

Türkiye, devekuşu yetiştiriciliği için uygun iklim ve ekolojiye sahiptir. Ülkemizin aşırı soğuk ve yağışlı bölgeleri hariç diğer bölgelerimizde devekuşu yetiştiriciliği başarılı bir şekilde yapılabilmektedir. Devekuşu diğer bir çok çiftlik hayvanına göre daha verimli, ürünleri diğer hayvansal ürünlere oranla daha pahalı ve ihracat şansı daha yüksek ürünlerdir. AB ve Uzakdoğu ülkeleri ile ABD devekuşu ürünleri için önemli pazarlardır. Ancak, insanların daha sağlıklı beslenmesi, yetiştiricilere yeni iş olanaklarının sağlanması, istihdam yaratılması, bu sektörün daha sağlıklık gelişimi ve ülke ekonomisine önemli katkılar sağlanabilmesi için bu hayvancılık dalının yukarıda belirtilen sorunlarının acilen giderilmesi ve bu sektör gelişimini tamamlayana kadar gerekli desteğin sağlanması büyük önem taşımaktadır.     

Saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz

Devekuşu Yetiştiricileri Derneği Adına

Başkan

Prof.Dr.İbrahim AK